30 Haziran 2014 Pazartesi

Hollandalı Arzu:)


İlk diktiğim bez bebek oluyor kendisi.Ama bir daha bir dikiş makinası alana kadar yapmamaya söz verdim kendime.Yaparken kaç kez sıkılıp kendini ordan oraya fırlattım hatırlamıyorum; o yüzden de deli gibi birşey oldu:) Bir kez sol işaret parmağımı makasladım,birkezde iğne sapladım.Ama o iğne parmağıma değil sanki kalbime saplandı,acısı tarifsizdi.

Bu Hollandalı Arzu ,isim annesi   gibi hafif kaçık (ki bende öyleyimdir,hiçbir zaman normal olduğumu düşünmedim) ve becerikli .Sabah uyandığımda kahve eşliğinde kitap okurken yakaladım:)
İsim annesini merak edenler için:  tık tık

Elbisesi çok sevdiğim bir bluzumdu.Kimselere vermeye kıyamadığım ender eşyalarımdandı.Bende onu kestim biçtim ve birkaç sene önceki fotoğrafımı ekliyorum bir çekimdeki..







25 Haziran 2014 Çarşamba

Yağmur Sonrası ve Kitap Ayraçlarım


Yazarımızla Böğürtlen Kışı ile tanışmıştım.Yalın anlatımı ve tatlı tasvirleriyle akıcı bir şekilde okunduğunu düşünüyorum.Yalnız bu kitapta da aynı şeyi hissettim; kitabın neredeyse son çeyreğinde ne kadar sıradan halaa çok heyecanlı olmayan tv filmi tadında diye düşünmeye başlamışken sanki beni duymuş gibi hopp birden kitaba bir ivme geldi toparlandı ve güzel bir finalle noktalandı.Yinede son kararım:

Kısaca okumayı çok sevmeyenler yada sevipte okuyamayanlar,yeni yeni alışkanlık edinmeye çalışanlar için kesinlikle çok iyi bir seçim.Ben bir kitabı çok seversem o kitabı yıllar geçince özlerim;değişik bir duygu aslında tam tarif edemeyeceğim...Yağmur Sonrası'nın beni bu derecede etkilediğini maalesef söyleyemeyeceğim...!



Üretimden çok okuma dönemine girdiğim şu günlerde ayraç modellerimi de çoğaltmaya karar verdim:) Bir kısmını ''Deno'nun Keçeleri'''nde yayınlamıştım bunlarda diğerleri:)








23 Haziran 2014 Pazartesi

GOFRET


Gofretin vücudunu daha önce örmüştüm.Bir kenarda bekliyordu.Şu günlerde de içimden çok birşey yapmak gelmiyor; hem geliyor hem gelmiyor daha doğrusu..Biraz gelgitli bir durum:) Buna da en büyük etken hava durumu..

Çantası çok boş kalmıştı,ne koyabilirim diye düşünürken en sevdiğim gofreti koydum ve kendisinin adı da ortaya çıkmış oldu:)









21 Haziran 2014 Cumartesi

Cumartesi Mimi:)



Sevgili  http://morincir-hasas.blogspot.com.tr/ ve  http://www.soslubadem.blogspot.com.tr/  bloglarının sahipleri beni mimlemişler:) Her ikisine de teşekkür ediyorum,en son bu kadar soruyu okuldaki anket defterlerinde cevaplamıştım:)


  1-Hayatında en çok sevdiğin yön nedir?

Güleryüzlü ve dürüst oluşum

2.Sen hiç yağmur altında ağladınmı?

Hatırlamıyorum ama kesin ağlamışımdır.Oscar ödül töreninde elin yabancısı ödül alırken,sonunu bildiğim filmlerde bile ağlama potansiyelim olduğunu düşünürsek..

3.Diyelim ki sana 3 dilek hakkı tanındı.Ama sadece insanları değiştirebileceksin.Neleri, kimleri yada hangi özellikleri değiştirirdin?

Önce başımızdakileri değiştirmek isterdim.Yerine de madem şuan benim elimde,hayali bir kahraman yaratıp koymak isterdim.Gelir seviyeleri arasındaki uçurumları yok edip,açlıktan ölen çocukları tarihe gömmek isterdim.

4.Sen daha önce yaz yağmurunda denize girdinmi?

Çok şükür çok girdim:))

5-Yaşadığın en gülünç durum nedir?

Aslında bunu yakınlarıma sormak lazım ama zamanında arkadaşımla derhaneye giderken,ellerimizde kitaplar ,kendimizi üniversitede sanan havalarla yürürkeenn,kalabalığın önünde çizgi filmlerdeki gibi muz kabuğuna basıp uçmuştum..kitaplarda üstüme düşmüştü:)) bunu unutursam ayıp olurdu muza:)

6-Kendine ünlüler dünyasından bir eş yada sevgili seçebilseydin kimi seçerdin?

Bu soruya eşimin de okuma ihtimalini göz önüne alarak Temel Reis diyorum:)) Böylece yanındaki figür olan bende her daim dal gibi kalırdım:))

7-Hayatın bir film olsa hangi aktör yada akrist oynasın isterdin?

Bu soruyu çok sevdim.Daha önce hiç düşünmemiştim.Ama kendimin bile tahmin edemeyeceği bir cevap veriyorum.Oyunculardan seçemedim bir türlü bende melek seçiyorum.Adriana Lima!..böylece seyir halindeyken de tempo düşmezdi:)

8-Sen hiç halka açık bir alanda kimsenin ne düşündüğünü umursamadan ağladınmı?

Evet tabii,izleyiciler fon oluşturuyor bu durumda!:) Ağlamaktan hiçbir zaman için utanmadım ve tutmadım kendimi.

9-Superman mi, Batman mi?

Elbette Superman :)

10-Çocukken hepimiz bir nesneyi yada olayı başka birşey zannederdik.mesela Eyfel kulesini elektrik direği sanmak gibi.Senin böyle ilginç bir düşüncen varmıydı?

Dönemin tüm çocukları gibi ayı aydede sanardım,geceleri de bana güldüğünü:)Bu dönemin çocuğu olsaydım tahmin bile edemiyorum....

11-Hayatın anlamı nedir?

Almadan vermeyi bilmek;insanları mutlu etmek,kalıcı birşeyler bırakabilmek...

12-Arkadaşınız saçını boyatmış,hiç yakışmamış.Nasıl olmuş diye sorunca ne dersiniz?

Yıkandıkça toparlanır herhalde derim:)


Bendeniz de
Sinem'i mimliyorum:)  http://renkliimutfak.blogspot.com.tr/

ÖNEMLİ NOT: Bu verdiğim linklere tıklayınca sayfaya gidebilmek için panelden tam olarak nereye ekleyeceğimi yazarsanız sevinirim!:)

20 Haziran 2014 Cuma

Haydi Mutfağa:)


Mutfağı her anlamda çok severim.İçeriğini dışı da destekleyebilirse ne ala:) Bu yayında hem beğendiğim bir kaç mutfağı paylaşıcam hemde kendi mutfağımdan yaptıklarımı:)

Tutaçlar













Su damacanasına istediğim gibi bir kılıf bulamayınca tesadüfen kendim yaptım.Yastık diye başladığım model baktım yastık ebatına hiç uymuyor,bende örmekten sıkılmıştım;hemen bir ampül yandı gittim ölçtüm ve denk geldi:)

Damacanadress:)



Sıfır Kalori Muffinler:)




Evett şimdilik bu kadar,aşağıdakilerde seçtiklerimden bazıları...





19 Haziran 2014 Perşembe

Böğürtlen Kışı !



 Hayatımda belki de ilk kez son 4-5 aydır kitap okumuyordum.Hem kafam çok dolu olduğundan konstantre olamıyor hemde bu yeni başladığım hobilerim çoğu zamanımı alıyordu.
İki gün önce D&R'a gittim bir arkadaşımla.Ben kitap almayalı ambalaj sektörü atağa geçmiş.Bazı kitapların kapaklarına inanamadım.O kadar güzel dizaynlar vardı ki;daha önce böyle saçma bir detay helede okumakla ilgili olunca hiç aklımda kalmamış,dikkatimi çekmemişti.
İki kitap alacaktım,bir tanesi aklımdaydı;diğerine bir türlü karar verememiştim.Sonra rafların birinde'' Böğürtlen Kışı'' bana bakıyordu.Tam geçerken geri döndüm aldım inceledim ve karar verdim.
Hiç tanımadığım bir yazar Sarah Jio. Fakat akıcı ve yalın dili kitabın gidişatını hızlandıran cinsten.Birde kitabın önsözünden sonra Türk okuyucular içinde ayrıca bir yazı yazmış,bu ince detayın hoşuma gittiğini söyleyebilirim.
Kitap,geçmişle şimdiki zaman arasında gidip geliyor.Bu geçişleri çok güzeldi gerçekten.Ortaları geçerken biraz sıkıldığımı düşünürken birden ivme kazandı ve dün gece bitirmek zorunda kaldım:)
Umudun ve umutsuzluğun güzel bir yansıması.Kısaca bir film tadında devam edip bitiyor.
Güzel bir kitap,sıkılmadan okuyorsun.Yalnız insan yapmasada bazı kitapları yıllar sonra tekrar okumak ister ya..bu öyle değil! Bilmiyorum ifade edebildimmi?:)






Not: Dün bu kitabı okurken  http://bogurtlenlim.blogspot.com/ ile bir nevi buralardan tanıştık.Blogunu ziyaret etmenizi tavsiye ederim..Bir güne iki Böğürtlen ilginç bir tesadüftü:))

16 Haziran 2014 Pazartesi

Bulutlarım ve Kraliçe:)



Tanıştırayım yeni kapıcımız Kraliçe:)
 Kapıcı diyorum çünki kendisini sokak kapısının dışına astım.Gerçekten mesleği olsaydı,apartman sorumlusu derdim!:)
Böylece kapının içinde Balerina girl,dışında da Kraliçe var.

Yalnız  flashımın pilleri bittiği için onu kapıda istediğim gibi görüntüleyemedim. Arka plandaki tombik biblolar ise annemin hediyesi;çok severim onları:)



Hatıra diye sakladığım nikah şekerinin gülü..buraya kadarmış:) 




Şimdi de renkli yağan bulutumda sıra:) Balkona astık. Rüzgar gülü gibi savrulsun diye. Gerçi astık diyorum ama resmi olarak asamadık.Eşim gerekli malzemeyi getirirse akşam asılacak.Ben fotoğraf çekmek için merdiveni dayadım,yukarı çıkıp duvara bantladım.Fotoğraflarını çektim,merdiveni kaldırdım arkama baktım bulut yok,düşmüş tabii:)..duvar bant tutarmı? 



Saksı bu fotoğrafta görünmeseydi koymayı düşünmüyordum.Eski yapma çiçeklerin yapıştırılmasıyla oluşan yeni fesleğenimizin yeni saksısı:)



Aşağıdaki bebek odaları için.(Bu bulutun içi dolu.)



15 Haziran 2014 Pazar

Bebek Odaları-Aksesuar

>
Temmuzun başı gibi bir arkadaşımın bebeği olacak.Ona hazırladığım hediyelerin içine başka ne ekleyebilirim derken pembe biberonluyu yaptım.Sonra bende eksik kalmayayım diye maviliyi de kendimize yaptım:)
İster duvara asmak için ister şifonyere koymak için değerlendirilebilir.



Bu arada herkesin blog yada sitelerinde görüyordum fotoğraflarında damga mahiyetinde yazılan isimleri..Bilgisayar yenilendiği için photoshopum henüz yüklenmedi,bende kullanımı  çok basit olan Picasa'da arkadaşım Arzu'nun önerisiyle yaptım.O bizden çok uzaklarda çok güzel şeyler yapıyor.Merak edenler için
 http://www.ben-ce-arma.blogspot.com.tr/

( Yalnız isim olarak renkli yumağımı denizce yi mi kullanayım bir türlü karar veremedim)




Burda da gördüğünüz gibi Ayşekız yeni modellerime ablalık ve tanıtım yapıyor:)

Ve son olarak:



12 Haziran 2014 Perşembe

Deno'nun Keçeleri:)


Merhaba,
Alışveriş yaparken ebatlar küçüldükçe bütçesi büyür genelde.Özellikle de bebek giyiminde.. Ayşe bebeği yaparken bunu düşündüm ne kadar haklılarmış aslında diye..Ayşe'nin boyu 25 cm. ben bunun 2-3 katı büyüğünü yapsaydım şayet eminim daha az uğraştıracaktı. Ama değdi :)


AYŞEKIZ:)




Ben Ayşe'yi çok sevdim.O kadar sevdimki utanmasam dışarı çıkarken çantama koyacaktım:))Yanına arkadaşlarını da yapmayı düşünüyorum fırsatım olursa.


Bende Minie Mouse'lı ipad kılıfı vardı fakat artık kenarları soyulmaya başlamıştı. Bunu ilk tablet kılıfı olarak tasarladım;üzerine de çok sevdiğim şeylerin objelerini koydum:) Makyaj(ki çok yapmam aslında) kozmetik sevgisini temsilen..,saç baş süs,ayakkabı.. ki düşkünlük sınırım anlatılamaz...:) ve fotoğraf makinası...






Telefon kılıfları...sarı saçlı olanı bitirmeden paylaşıyorum,dayanamadım:)





Aslında bu kitap ayraçlarından birini arkadaşım için yapmıştım,sonra hızımı alamadım şimdilik 4 tane oldular...
Bu arada bu kitap yıllar önce okuyup sevdiğim bir kitaplardan Buket Uzuner'in İki Yeşil Su Samuru...